verb

adorn

süslemek, donatmak

She likes to adorn herself with jewelry.

Kendini mücevherle süslemeyi sever.

Paintings adorn the walls of the gallery.

Tablolar galerinin duvarlarını süslüyor.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) (bir şeyi) (bir şeyle) süslemek Salonu çiçeklerle süslediler.

Eş anlamlılar: decorate, embellish, beautify; Zıt anlamlılar: disfigure, mar

Latince 'adornare' kelimesinden gelir, ad- 'yönelme' + ornare 'donatmak, süslemek'.

'Add ornament' (süs eklemek) gibi ses çıkarır. Bir şeyi 'süslemek' (adorn) için 'süsler eklersiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.