adjective

cluttered

dağınık, karmakarışık

His desk is always cluttered with papers.

Masası her zaman kağıtlarla dağınık.

The room felt small and cluttered.

Oda küçük ve dağınık hissettirdi.

cluttered bir ((isim)) dağınık bir (isim) Dağınık bir ofiste çalışıyor.

((bir şey)) ((bir şey)) ile dağınık (bir şey) (bir şey) ile düzensizce dolu Oda mobilyalarla dağınıktı.

Synonyms: messy, disorganized, untidy; Antonyms: neat, tidy, organized

'clutter' (dağınıklık) isminden gelen 'to clutter' (dağıtmak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Bir yerde 'clutter' (dağınıklık) varsa, o yer 'cluttered' (dağınık) demektir. '-ed' eki, isim fikrini betimleyici bir duruma dönüştürür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.