noun

adrenaline

adrenalin

He felt a rush of adrenaline.

Bir adrenalin patlaması hissetti.

The extreme sport gives him an adrenaline rush.

Ekstrem spor ona bir adrenalin patlaması yaşatıyor.

bir ((adrenalin)) patlaması ani bir adrenalin artışı. He felt a rush of adrenaline.

bir ((adrenalin)) patlaması yoğun bir heyecan hissi. He loves the adrenaline rush.

Eş anlamlılar: epinephrine

'Adrenal' (böbrek üstü) + '-ine' (kimyasal ek). Adrenal bezlerinden gelen bir kimyasal.

Heyecan sırasında vücudunuzdan geçen bir 'adrenal-çizgisi' (line) enerji hayal edin. Bu standart yazımdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.