coincidence
Çeviri
tesadüf, rastlantı
Örnekler
It was a coincidence that we were on the same flight.
Aynı uçakta olmamız bir tesadüftü.
What a coincidence! I was just thinking about you.
Ne tesadüf! Ben de tam seni düşünüyordum.
Dilbilgisi Kalıpları
bir ((tesadüf)) olayların şans eseri aynı anda gerçekleştiği bir durum Onunla orada karşılaşmak tamamen bir tesadüftü.
((tesadüfen)) şans eseri Tesadüfen ikimiz de aynı gömleği giymiştik.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: şans, kaza, rastlantı, tesadüf
Etimoloji
'Coincide' fiilinden. 'co-' (birlikte) + 'incidere' (üzerine düşmek) + '-ence' (isim eki). Olayların 'birlikte düşmesi'.
Hafıza İpuçları
Bunu 'co-incidents' (birlikte-olaylar) olarak hatırlayın – şans eseri birlikte gerçekleşen olaylar.