noun

coins

madeni paralar, sikkeler

I have some coins in my pocket.

Cebimde birkaç madeni para var.

He collects rare old coins.

Nadir eski madeni paraları topluyor.

bir ((coins)) koleksiyonu bir grup metal para He has a large collection of coins.

Eş anlamlılar: bozuk para, para, döviz

Eski Fransızca 'köşe, kalıp' anlamına gelen 'coin' kelimesinden türemiştir, daha sonra 'damgalanmış şey' anlamını kazanmıştır.

Bir 'koninin' içinde bir sürü madeni para (coin) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.