verb

collapse

çökmek, yıkılmak, bayılmak, katlamak

The old building collapsed after the earthquake.

Eski bina depremden sonra çöktü.

He collapsed from exhaustion.

Yorgunluktan bayıldı.

The chair can collapse for easy storage.

Sandalye kolay saklama için katlanabilir.

The peace talks collapsed last week.

Barış görüşmeleri geçen hafta çöktü.

((özne)) çöker (yapı) aniden yıkılmak Köprü fırtına sırasında çöktü.

((biri)) ((bir şeyden)) dolayı bayılır (kişi) düşüp bilincini kaybetmek Kalp krizinden bayıldı.

((bir şey)) katlanır (nesne) katlanabilmek Bu masa kolay taşıma için katlanır.

Eş anlamlılar: çökmek, yıkılmak, parçalanmak; Zıt anlamlılar: ayakta durmak, yükselmek, güçlenmek

Latince 'com-' (birlikte) + 'labi' (kaymak, düşmek) kelimelerinden gelir. 'Birlikte düşmek' anlamına gelir.

Bir binanın kolonlarının ('col-') hepsinin aynı anda kayarak ('-lapse') çökmesine neden olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.