noun

collision

çarpışma, çatışma, anlaşmazlık

The car was damaged in the collision.

Araba çarpışmada hasar gördü.

There was a collision of interests between the two companies.

İki şirket arasında bir çıkar çatışması vardı.

a collision between ((sth.)) and ((sth.)) ((bir şey)) ile ((bir şey)) arasında çarpışma The police reported a collision between a car and a bus.

in a collision bir çarpışmada He was injured in a collision with another player.

a collision of ((sth.)) ((bir şeyin)) çatışması It was a collision of two different cultures.

Eş anlamlılar: çarpışma, tokuşma, çatışma; Zıt anlamlılar: anlaşma, uyum

Latince 'collidere' (birlikte çarpmak) kelimesinden, 'com-' (birlikte) + 'laedere' (vurmak).

'Co-' (birlikte) ve 'lesion' (lezyon, yara) kelimelerini düşünün; birlikte bir yara oluşturacak kadar sert çarpışma.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.