adjective

colossal

devasa, kocaman, muazzam

They made a colossal mistake.

Devasa bir hata yaptılar.

The new stadium is a colossal structure.

Yeni stadyum devasa bir yapı.

colossal ((isim)) devasa (isim) Devasa bir hata yaptılar.

Eş anlamlılar: huge, massive, gigantic; Zıt anlamlılar: tiny, minuscule

Yunanca 'kolossos'tan gelen dev bir heykel olan 'colossus'tan gelir. '-al' eki bir sıfat oluşturur.

Antik Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Rodos Heykeli'ni (Colossus of Rhodes) hayal edin. 'Colossal' olan her şey o kadar büyüktür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.