verb

combine

birleştirmek, bir araya getirmek, kombine etmek

We can combine our ideas to make a better plan.

Daha iyi bir plan yapmak için fikirlerimizi birleştirebiliriz.

The recipe combines flour, sugar, and eggs.

Tarif un, şeker ve yumurtayı birleştiriyor.

She combines her job with caring for her children.

İşini çocuklarının bakımıyla birleştiriyor.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) birleştirmek Unu şekerle birleştirin.

((bir şeyi)) ve ((bir şeyi)) birleştirmek Tarif un ve yumurtayı birleştiriyor.

Eş anlamlılar: unite, merge, mix, blend

Latince 'combinare' (birleştirmek) kelimesinden gelir, 'com-' (birlikte) ve 'bini' (ikişer ikişer) kelimelerinden oluşur.

'Com-' 'birlikte' anlamına gelir, bu yüzden 'combine' bir şeyleri bir araya getirmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.