noun

advantage

avantaj, fayda, üstünlük

His height is an advantage in basketball.

Boyu basketbolda bir avantaj.

You should take advantage of this opportunity.

Bu fırsattan yararlanmalısın.

((an advantage over sb./sth.)) (birine/bir şeye karşı) avantaj Our team has an advantage over theirs.

((to take advantage of sth.)) (bir şeyden) faydalanmak You should take advantage of the sale.

Synonyms: benefit, asset, plus; Antonyms: disadvantage, drawback

Eski Fransızca 'avant' (önce) kelimesinden gelen 'avantage' kelimesinden türemiştir. Başkalarından 'önde' olmayı ifade eder.

Türkçedeki 'avantaj' kelimesiyle aynı kökene sahiptir ve anlamı da aynıdır, bu yüzden hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.