verb

come

gelmek, varmak

Please come to my party.

Lütfen partime gel.

The bus comes every ten minutes.

Otobüs her on dakikada bir gelir.

My dream has come true.

Hayalim gerçek oldu.

When does the new model come out?

Yeni model ne zaman çıkıyor?

((to a place)) bir yere gelmek She came to the office early.

((from a place)) bir yerden gelmek, -li olmak He comes from Spain.

come ((adjective)) ((sıfat)) hale gelmek His shoelaces came loose.

come ((to-inf)) ((fiil)) yapar olmak How did you come to know him?

Eş anlamlılar: arrive, approach; Zıt anlamlılar: go, leave, depart

Eski İngilizce 'cuman' kelimesinden gelir.

Genellikle konuşmacıya veya bir hedefe doğru temel bir hareket fiilidir. 'Go' (gitmek) fiilinin karşıtı olarak hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.