adjective

comfortable

rahat, konforlu, huzurlu, müreffeh

This chair is very comfortable.

Bu sandalye çok rahat.

I don't feel comfortable talking about it.

Bu konuda konuşurken rahat hissetmiyorum.

He earns a comfortable salary.

İyi bir maaş kazanıyor.

((olmak)) rahat fiziksel veya zihinsel olarak rahat olmak This chair is very comfortable.

rahat hissetmek ((bir şeyle)) bir durumla ilgili rahat hissetmek I feel comfortable with my new team.

Eş anlamlılar: rahat, konforlu, huzurlu; Zıt anlamlılar: rahatsız, huzursuz

Latince com- ('birlikte') + fortis ('güçlü') kelimelerinden gelir, 'güçlendirmek' anlamına gelir.

Türkçedeki 'konfor' kelimesini düşünün. 'Comfortable' konforlu olan şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.