adjective

advantageous

avantajlı, faydalı, yararlı

This deal is advantageous to our company.

Bu anlaşma şirketimiz için avantajlıdır.

It is advantageous to learn a second language.

İkinci bir dil öğrenmek avantajlıdır.

((advantageous to sb./sth.)) (biri/bir şey için) avantajlı The new policy is advantageous to small businesses.

((it is advantageous to do sth.)) (bir şey yapmak) avantajlıdır It is advantageous to book your tickets early.

Synonyms: beneficial, helpful, favorable; Antonyms: disadvantageous, unfavorable

'advantage' (avantaj) kelimesine 'dolu' anlamına gelen sıfat eki '-ous' eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamı 'avantaj dolu'dur.

Bir şey 'advantageous' ise, size bir 'advantage' (avantaj) sağlar. '-ous' eki bunun bir sıfat olduğunu gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.