noun

commissioner

komiser, yetkili, üye

The police commissioner addressed the press.

Emniyet müdürü basına açıklama yaptı.

She was appointed as a commissioner for human rights.

İnsan hakları komiseri olarak atandı.

((commissioner)) of/for ((sth.)) (bir şeyin) komiseri, yetkilisi The commissioner of public safety held a press conference.

Synonyms: official, administrator, representative, delegate

'commission' (komisyon, görev) + kişi belirten '-er' eki. 'Commission' Latince 'committere' (emanet etmek) kelimesinden gelir. Yani 'commissioner' görev 'emanet edilen' kişidir.

Bir 'komisyonu' (commission) yönetme 'misyonu' (mission) olan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.