adjective

common

yaygın, ortak, sıradan, genel

Robins are a common bird in North America.

Kızılgerdanlar Kuzey Amerika'da yaygın bir kuştur.

They share a common interest in music.

Müziğe karşı ortak bir ilgileri var.

It's common knowledge that the earth is round.

Dünyanın yuvarlak olduğu genel bir bilgidir.

((bir)) yaygın ((isim)) yaygın bir ... It is a common problem.

((bir şey)) yaygındır bir şeyin yaygın olması Colds are common in winter.

ortak ((bir şeye)) sahip olmak ilgi alanlarını paylaşmak We have a lot in common.

Eş anlamlılar: olağan, sıradan, sık; Zıt anlamlılar: nadir, alışılmadık

Latince 'herkes veya çoğu kişi tarafından paylaşılan' anlamına gelen 'communis'ten gelir. 'Co-' 'birlikte' demektir.

'Community' (topluluk), 'common' (ortak) bir şeye sahip olan bir grup insandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.