adjective

commonplace

sıradan, olağan, basmakalıp

Electric cars are now commonplace.

Elektrikli arabalar artık sıradan.

He made a few commonplace remarks.

Birkaç sıradan söz söyledi.

((bir şey)) sıradandır ((bir şey)) sıradandır Smartphones are commonplace today.

Eş anlamlılar: ordinary, mundane, unremarkable; Zıt anlamlılar: unusual, extraordinary, rare

'common' (ortak, genel) + 'place' (yer) kelimelerinden gelir. Sıradan bir yerde bulunan şey, yani olağan.

Halka açık bir park gibi 'common place' (sıradan bir yer) hayal edin - orada gördüğünüz şeyler genellikle sıradandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.