adjective

compact

kompakt, sıkı, özlü, derli toplu

She lives in a compact apartment.

O, kompakt bir dairede yaşıyor.

This is a compact summary of the report.

Bu, raporun özlü bir özetidir.

He drives a compact car.

O, kompakt bir araba kullanıyor.

((bir)) kompakt ((isim)) küçük ve derli toplu She lives in a compact apartment.

Eş anlamlılar: small, dense, concise; Zıt anlamlılar: large, spacious

Latince "compactus" (birlikte bağlanmış), "com-" (birlikte) + "pangere" (bağlamak) kelimelerinden.

Eşyaları küçük bir alana birlikte "paketlediğinizi" hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.