adjective

compassionate

merhametli, şefkatli

She is a compassionate nurse.

O, merhametli bir hemşire.

He gave a compassionate response to the sad news.

Üzücü habere merhametli bir yanıt verdi.

((be)) compassionate ((to/towards sb.)) (-e karşı) merhametli olmak She is compassionate towards animals.

Eş anlamlılar: sympathetic, empathetic, kind; Zıt anlamlılar: cruel, heartless, indifferent

Latince 'birlikte' anlamına gelen `com-` ve 'acı çekmek' anlamına gelen `pati` kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla, biriyle 'birlikte acı çekmek'.

Başkalarının duygularına yönelen ve sizi nazik olmaya yönlendiren bir 'pusulanız' (compass) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.