verb

compel

zorlamak, mecbur etmek

The law will compel companies to reduce pollution.

Yasa, şirketleri kirliliği azaltmaya zorlayacak.

His sense of duty compelled him to act.

Görev bilinci onu harekete geçmeye mecbur etti.

((sb.)) ((to-inf)) (birini) (bir şey) yapmaya zorlamak Yasa, şirketleri kirliliği azaltmaya zorlayacak.

Eş anlamlılar: force, oblige, coerce; Zıt anlamlılar: allow, permit

Latince 'com-' (birlikte) + 'pellere' (sürmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte sürmek'.

Bir şeyi yapmak için 'birlikte' ('com') büyük bir güçle 'itildiğinizi' ('pel') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.