verb

compensate

telafi etmek, tazmin etmek, karşılamak

The company will compensate employees for their extra work.

Şirket, çalışanlarına ek mesailerini telafi edecek.

Nothing can compensate for the loss of a loved one.

Hiçbir şey sevilen birinin kaybını telafi edemez.

((sb.)) ((for sth.)) birine bir şey için tazminat ödemek The company will compensate her for her losses.

((sth.)) bir şeyi telafi etmek His skill compensates for his lack of experience.

Eş anlamlılar: make up for, offset, remunerate; Zıt anlamlılar: penalize, deprive

Latince com- ('birlikte') + pensare ('tartmak') kelimelerinden gelir. Aslında 'dengelemek için bir şeyleri birlikte tartmak' anlamına geliyordu.

İş yerindeki, çabalarınız için para aldığınız bir 'tazminat planı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.