verb

compile

derlemek, toparlamak, bir araya getirmek

She compiled a list of potential candidates.

Potansiyel adayların bir listesini derledi.

The program compiles the code into an executable file.

Program, kodu yürütülebilir bir dosyaya derler.

((sth.)) derlemek She compiled a list of candidates.

Eş anlamlılar: assemble, gather, collect, put together

Latince 'compilare' (yağmalamak, yığmak) kelimesinden gelir. 'com-' (birlikte) + 'pilare' (soymak). Aslında çalınan şeyleri toplamak anlamına geliyordu.

'Compile' etmek, bir 'yığın' (pile) bilgiyi 'bir araya' (together) getirmektir. Bir liste veya rapor oluşturduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.