noun

complement

tamamlayıcı, bütünleyici parça, tümleç

The wine is a perfect complement to the meal.

Şarap, yemeğin mükemmel bir tamamlayıcısıdır.

The ship has a full complement of crew.

Geminin tam bir mürettebatı var.

((a complement)) ((to sth.)) (bir şeye) tamamlayıcı Şarap, yemeğin mükemmel bir tamamlayıcısıdır.

((a full complement)) ((of sth.)) (bir şeyin) tam kadrosu Geminin tam bir mürettebatı var.

Eş anlamlılar: ek, ilave. Sesteş: compliment (iltifat).

Latince 'complementum' (dolduran veya tamamlayan şey), 'complere' (doldurmak) kelimesinden gelir.

Bir 'complEment' bir şeyi 'complEte' (tam) yapar. Bir 'complIment' ise 'I' (ben) güzel bir şey söylediğimde olur. Yazılışına dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.