verb

compose

bestelemek, oluşturmak, yazmak, sakinleşmek

He composed a new song for the piano.

Piyano için yeni bir şarkı besteledi.

The committee is composed of ten members.

Komite on üyeden oluşmaktadır.

She took a moment to compose herself.

Kendini toparlamak için bir an durdu.

((bir şeyi)) bestelemek, yazmak Yeni bir şarkı besteledi.

((-den)) oluşmak Grup şarkıcılardan oluşuyor.

((kendini)) toparlamak Konuşmadan önce kendini toparlamaya çalıştı.

Eş anlamlılar: yaratmak, yazmak, oluşturmak; Zıt anlamlılar: ayrıştırmak, parçalamak

Latince 'com-' (birlikte) + 'ponere' (koymak) kelimelerinden gelir. Fikir, 'bir şeyleri bir araya getirmek'tir.

Bir 'besteci' (composer), notaları bir araya getirerek müzik 'besteleyen' (composes) kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.