adjective

adverse

ters, olumsuz, zararlı

The drug has some adverse side effects.

İlacın bazı olumsuz yan etkileri var.

They canceled the game due to adverse weather conditions.

Elverişsiz hava koşulları nedeniyle maçı iptal ettiler.

adverse ((bir şey)) olumsuz (bir şey) Politikanın olumsuz bir etkisi oldu.

Synonyms: unfavorable, negative, harmful (elverişsiz, olumsuz, zararlı); Antonyms: favorable, beneficial (elverişli, faydalı)

Latince 'adversus' (karşı dönmüş) kelimesinden, 'ad-' (karşı) + 'vertere' (dönmek). 'adversary' ile aynı kökten gelir.

'Adverse' (ters) koşullar, planlarınıza 'karşı dönen' koşullardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.