noun

compound

bileşik, karışım, yerleşke, kompleks

Water is a chemical compound.

Su kimyasal bir bileşiktir.

The factory is in a large compound.

Fabrika geniş bir yerleşke içindedir.

Compound interest is powerful.

Bileşik faiz güçlüdür.

((a/an)) compound ((of sth.)) (bir şeyin) bileşiği. Salt is a compound of sodium and chlorine.

((a/an)) compound yerleşke, site. They live in a guarded compound.

((a/an)) compound + noun bileşik. A compound fracture is a serious injury.

Synonyms: mixture, blend, combination, complex

Latince 'componere' kelimesinden gelir, 'com-' (birlikte) + 'ponere' (koymak). Temel fikir 'bir araya getirilmiş' demektir.

'com-' (birlikte) ve 'pound' (koymak) olarak düşünün. Kimyasallar, binalar veya bir kelimenin parçaları gibi 'bir araya getirilmiş' şeyleri ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.