verb

comprehend

anlamak, kavramak, içermek

I cannot comprehend his decision.

Onun kararını anlayamıyorum.

The universe is too vast to comprehend.

Evren anlamak için çok geniştir.

((sth.)) (bir şeyi) anlamak. She could not comprehend the scale of the disaster.

((that...)) (...olduğunu) anlamak. He couldn't comprehend that she was leaving.

((how/what/why...)) (nasıl/ne/neden... olduğunu) anlamak. I can't comprehend why he would do that.

Synonyms: understand, grasp, fathom, perceive

Latince 'comprehendere' kelimesinden gelir, 'com-' (birlikte) + 'prehendere' (yakalamak). Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte yakalamak'.

Zihninizle bir fikri 'yakaladığınızı', tam bir anlayış oluşturmak için tüm parçaları 'birlikte' (com-) çektiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.