verb

compress

sıkıştırmak, basmak, özetlemek

You can compress the file to save space.

Yerden tasarruf etmek için dosyayı sıkıştırabilirsiniz.

He compressed his thoughts into a short speech.

Düşüncelerini kısa bir konuşmaya sığdırdı.

((bir şeyi)) sıkıştırmak to compress (sth.) The machine compresses the trash.

((bir şeyi)) ((bir şeye)) sığdırmak to compress (sth.) into (sth.) She compressed a long story into one paragraph.

Synonyms: squeeze, condense, compact; Antonyms: expand, decompress, stretch

Latince 'com-' (birlikte) + 'pressare' (bastırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte bastırmak'.

'com-press' kelimesini 'birlikte bastırmak' olarak düşünün. Bir yayı veya dijital bir dosyayı sıkıştırmak gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.