noun

adversity

zorluk, sıkıntı, aksilik

She overcame adversity to achieve her goals.

Hedeflerine ulaşmak için zorlukların üstesinden geldi.

The team faced great adversity during the season.

Takım sezon boyunca büyük zorluklarla karşılaştı.

zorlukla yüzleşmek The team faced great adversity.

zorluğun üstesinden gelmek She overcame adversity to achieve her goals.

Eş anlamlılar: hardship, misfortune, difficulty; Zıt anlamlılar: prosperity, fortune

Latince 'adversus' (karşı dönmüş) kelimesinden gelir, 'ad-' (yönelme) + 'vertere' (dönmek) köklerinden oluşur.

Bir 'adversary'nin (rakip) 'adversity' (zorluk) yarattığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.