verb

conceal

gizlemek, saklamak

He tried to conceal the truth from his family.

Gerçeği ailesinden saklamaya çalıştı.

The makeup concealed the scar on her face.

Makyaj yüzündeki yara izini gizledi.

((sth.)) ((from sb.)) (birinden) (bir şeyi) gizlemek Geçmişini ondan saklamaya çalıştı.

Eş anlamlılar: hide, cover, mask; Zıt anlamlılar: reveal, expose

Latince 'con-' (birlikte) + 'celare' (saklamak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte saklamak'.

Bir dolandırıcının ('con artist') kanıtları gizlemek için 'mühürlediğini' ('seal') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.