noun

conceit

kibir, kendini beğenmişlik, gurur

His conceit was his biggest flaw.

Kibri onun en büyük kusuruydu.

The poem is a clever conceit.

Şiir zekice bir sanatlı ifadedir.

((sb.'s)) conceit (birinin) kibri Onun kibri sinir bozucu.

Synonyms: arrogance (kibir), vanity (boş gurur); Antonyms: humility (tevazu), modesty (alçakgönüllülük)

Latince 'concipere' (aklında oluşturmak, gebe kalmak) kelimesinden gelir. Kişinin kendisi hakkındaki 'kavram' veya 'düşünce' fikri, aşırı gurur anlamına gelecek şekilde değişmiştir.

Sadece kendi büyüklüğünü 'tasavvur edebilen' (conceive) birini hayal edin; bu onun 'kibridir' (conceit).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.