noun

concentration

konsantrasyon, yoğunluk, derişim

This task requires deep concentration.

Bu görev derin bir konsantrasyon gerektirir.

The concentration of sugar is high.

Şeker konsantrasyonu yüksek.

There is a concentration of troops at the border.

Sınırda bir asker yığınağı var.

((...)) konsantrasyon This task requires deep concentration.

((of sth.)) (bir şeyin) konsantrasyonu The concentration of sugar is high.

Eş anlamlılar: focus, attention, density

'concentrate' fiilinin isim hali, 'con-' (birlikte) + 'centrum' (merkez) kelimelerinden gelir.

Bunu 'konsantre olma durumu' veya 'konsantre edilmiş bir şey' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.