concession
Çeviri
taviz, ödün, imtiyaz, büfe
Örnekler
The company made a concession to the workers.
Şirket işçilere taviz verdi.
He bought popcorn at the concession stand.
İmtiyazlı satış standından patlamış mısır aldı.
The government granted a mining concession.
Hükümet bir madencilik imtiyazı verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir taviz)) ((için sb.)) birine verilen bir şey Sendika yönetimden büyük bir taviz kopardı.
((bir taviz)) ((üzerine sth.)) bir konuda uzlaşma Güvenlik konusunda herhangi bir taviz vermeye istekli değillerdi.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'concedere' (kabul etmek, pes etmek) kelimesinden, 'con-' (birlikte) + 'cedere' (gitmek, pes etmek) köklerinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir tartışmada bir noktayı 'kabul etmek' (to concede), bir 'taviz' (a concession) vermektir.