noun

abode

konut, mesken, ikametgah

Welcome to my humble abode.

Mütevazı konutuma hoş geldiniz.

He took up his abode in the city.

Şehirde ikamet etmeye başladı.

((sb.'s)) abode (birinin) konutu This is the king's official abode.

to take up one's abode ((somewhere)) (bir yerde) ikamet etmeye başlamak She took up her abode in a small cottage.

Eş anlamlılar: home, residence, dwelling, house

'Kalmak' veya 'ikamet etmek' anlamına gelen 'abide' fiilinin geçmiş zaman halinden gelir. Bir 'abode' (konut), birinin 'ikamet ettiği' (abides) yerdir.

Biraz eski moda veya resmi bir havası vardır. 'Ev' anlamına geldiğini hatırlamak için 'humble abode' (mütevazı konut) ifadesini kullanın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.