noun

concoction

karışım, icat, uydurma

He drank a strange concoction of herbs and spices.

Otlar ve baharatlardan oluşan garip bir karışım içti.

Her excuse for being late was an elaborate concoction.

Geç kalma bahanesi ustaca bir uydurmaydı.

a concoction of ((sth.)) ... karışımı He drank a strange concoction of herbs and spices.

Eş anlamlılar: mixture, blend, brew, fabrication

Latince 'con-' (birlikte) + 'coquere' (pişirmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte pişirilmiş şey'.

Bir cadının kazanda bir iksiri 'birlikte pişirdiğini' (concocting) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.