adjective

concurrent

eş zamanlı, aynı anda olan

He is serving two concurrent prison sentences.

İki eş zamanlı hapis cezasını çekiyor.

The two events were concurrent.

İki olay eş zamanlıydı.

concurrent ((with sth.)) (... ile) eş zamanlı Sergi, müzik festivali ile eş zamanlıdır.

concurrent ((noun)) eş zamanlı ... Eş zamanlı zorluklarla karşı karşıyalar.

Eş anlamlılar: simultaneous, parallel, coexisting; Zıt anlamlılar: sequential, consecutive

Latince 'con-' (birlikte) + 'currere' (koşmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte koşmak', aynı anda olan şeyleri tanımlar.

Yan yana 'birlikte' ('con') akan iki 'akıntı' ('current') düşünün. Bunlar aynı anda gerçekleşir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.