verb

condense

yoğunlaştırmak, özetlemek, kısaltmak

Please condense this report into one page.

Lütfen bu raporu bir sayfaya yoğunlaştırın.

Steam condenses into water when it cools.

Buhar soğuduğunda suya yoğunlaşır.

The company condensed its operations to save money.

Şirket, para tasarrufu yapmak için operasyonlarını daralttı.

((sth.)) ((into sth.)) (bir şeyi) (bir şeye) yoğunlaştırmak/özetlemek Please condense this report into one page.

Eş anlamlılar: özetlemek, kısaltmak, sıkıştırmak; Zıt anlamlılar: genişletmek, uzatmak

Latince 'con-' (birlikte) + 'densus' (yoğun) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte yoğunlaştırmak'.

'Kondanse süt'ü düşünün; suyu alınarak yoğunlaştırılmış süttür. Kelime aynı kökten gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.