verb

advise

tavsiye etmek, öğüt vermek, akıl vermek, bildirmek

I advise you to be careful.

Dikkatli olmanı tavsiye ederim.

She advises the company on legal matters.

Şirkete yasal konularda danışmanlık yapıyor.

The doctor advised that he get more rest.

Doktor daha fazla dinlenmesini tavsiye etti.

((sb.)) ((to-inf)) (birine) (bir şeyi) yapmasını tavsiye etmek I advise you to be careful.

((sb.)) ((on/about sth.)) (birine) (bir konuda) danışmanlık yapmak She advises the company on legal matters.

((that ...)) ...yapılmasını tavsiye etmek The doctor advised that he get more rest.

Eş anlamlılar: recommend, suggest, counsel; Zıt anlamlılar: discourage, dissuade

Latince `ad-` ('-e doğru') + `visere` ('bakmak') kelimelerinden gelir, 'bir şeye doğru bakmak' anlamından 'fikir vermek' anlamına evrilmiştir.

Unutmayın: "advi**se**" fiildir ('z' gibi ses çıkarır), "advi**ce**" ise isimdir ('s' gibi ses çıkarır).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.