verb

confine

sınırlamak, hapsetmek, kısıtlamak

Please confine your comments to the topic.

Lütfen yorumlarınızı konuyla sınırlı tutun.

The prisoners were confined to their cells.

Mahkumlar hücrelerine kapatılmıştı.

He was confined to a wheelchair after the accident.

Kazadan sonra tekerlekli sandalyeye mahkum oldu.

((bir şeyi)) ((bir şey)) ile sınırlamak Lütfen yorumlarınızı konuyla sınırlı tutun.

((birini)) ((bir yere)) kapatmak Mahkumlar hücrelerine kapatılmıştı.

Eş anlamlılar: restrict, limit, imprison; Zıt anlamlılar: release, free

Latince 'con-' (birlikte) + 'finis' (son, sınır, hudut) kelimelerinden gelir. 'Ortak bir sınırı olmak' anlamına gelir.

'Nihai' (final) sınırlar veya hudutlar içinde tutulduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.