noun

confinement

hapsetme, kapatılma, doğum, kısıtlama

He was held in solitary confinement.

Hücre hapsinde tutuldu.

The doctor recommended confinement to bed.

Doktor yatak istirahati tavsiye etti.

Her confinement was a difficult one.

Doğumu zor bir doğumdu.

((in sth.)) bir yerde kapalı kalma durumu Hücre hapsinde tutuldu.

Eş anlamlılar: imprisonment, captivity, restriction; Zıt anlamlılar: freedom, liberty

Latince 'con-' (birlikte) ve 'finis' (son, sınır) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'sınırlar içinde' demektir.

Aşamayacağınız 'ince' (fine) çizgiler veya sınırlar 'ile' (con) birlikte olduğunuzu düşünün. Bu, kısıtlama anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.