verb

confiscate

el koymak, müsadere etmek

The teacher will confiscate your phone.

Öğretmen telefonunuza el koyacak.

They confiscated drugs from the smugglers.

Kaçakçılardan uyuşturucuya el koydular.

((bir şeye)) bir şeye el koymak Öğretmen telefonunuza el koyacak.

((bir şeyi)) ((birinden)) birinden bir şeye el koymak Kaçakçılardan uyuşturucuya el koydular.

Eş anlamlılar: seize, impound, expropriate; Zıt anlamlılar: return, release

Latince 'con-' (birlikte) + 'fiscus' (kamu hazinesi) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'hazineye koymak'.

Bir memurun bir şeyi devletin hazinesinin ('fiscus') 'yumruğuna' koymak için aldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.