noun

conflict

çatışma, anlaşmazlık, uyuşmazlık

The two countries have a long history of conflict.

İki ülkenin uzun bir çatışma geçmişi var.

He is experiencing an internal conflict of emotions.

İçsel bir duygu çatışması yaşıyor.

The meeting ended in conflict.

Toplantı çatışmayla sona erdi.

conflict ((between sb./sth.)) (birileri/bir şeyler) arasında çatışma There is a conflict between the two departments.

conflict ((over sth.)) (bir şey) üzerine çatışma The conflict was over land ownership.

in conflict ((with sb./sth.)) (biriyle/bir şeyle) çelişki içinde olmak His actions are in conflict with his words.

Eş anlamlılar: anlaşmazlık, çekişme; Zıt anlamlılar: uyum, barış

Latince 'con-' (birlikte) + 'fligere' (vurmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte vurmak'.

'Con-' (birlikte) ve 'flict' (vurmak) olarak düşünün. İki tarafın birlikte birbirine vurması bir çatışmaya neden olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.