adjective

conflicting

çelişkili, çatışan

We received conflicting reports about the incident.

Olayla ilgili çelişkili raporlar aldık.

He has conflicting emotions about the decision.

Karar hakkında çelişkili duyguları var.

conflicting ((sth.)) çelişkili (şeyler) The witnesses gave conflicting accounts.

Eş anlamlılar: çelişkili, uyumsuz; Zıt anlamlılar: tutarlı, uyumlu

'To conflict' fiilinin sıfat-fiil hali. Latince 'con-' (birlikte) + 'fligere' (vurmak) kelimelerinden gelir.

Birbiriyle 'çatışma' halinde olan iki veya daha fazla şeyi tanımlar, bu yüzden hepsi doğru olamaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.