confront
Çeviri
yüzleşmek, karşı koymak, karşısına çıkmak
Örnekler
You must confront your fears.
Korkularınla yüzleşmelisin.
She decided to confront her boss about the issue.
Konuyla ilgili patronuyla yüzleşmeye karar verdi.
The soldiers confronted the enemy.
Askerler düşmanla karşı karşıya geldi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb./sth.)) (bir sorunla) yüzleşmek You must confront your fears.
((sb.)) ((about sth.)) (birine) (bir konu hakkında) hesap sormak She decided to confront her boss about the issue.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'con-' (birlikte) ve 'frons' (alın, ön) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yüz yüze getirmek'.
Hafıza İpuçları
Başa çıkmanız gereken bir sorunun veya kişinin 'önünde' durduğunuzu hayal edin.