adjective

confused

kafası karışmış, şaşkın

I am confused about what to do.

Ne yapacağım konusunda kafam karışık.

He gave a confused answer to the question.

Soruya kafası karışık bir cevap verdi.

((olmak)) confused kafası karışmış olmak She seems confused.

confused about ((sth.)) (~hakkında) kafası karışmak I'm confused about the new policy.

a confused ((isim)) kafası karışık bir (isim) He gave a confused look.

Synonyms: bewildered, puzzled, perplexed; Antonyms: clear, certain

'to confuse' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve bir durumu anlatan bir sıfat olarak kullanılır.

'-ed' eki genellikle bir hissi tanımlar ('bored' - sıkılmış gibi). Bir şey sizin kafanızı karıştırdığında 'confused' hissedersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.