verb

advocate

savunmak, desteklemek, tarafını tutmak

They advocate for stricter environmental laws.

Daha katı çevre yasalarını savunuyorlar.

I advocate using a different approach.

Farklı bir yaklaşım kullanılmasını savunuyorum.

((sth.)) (bir şeyi) alenen desteklemek veya tavsiye etmek They advocate reducing the military budget.

((-ing)) (bir şeyi yapmayı) savunmak She advocates using renewable energy.

((for sth.)) (bir şey) için savunuculuk yapmak He advocates for the rights of immigrants.

Eş anlamlılar: support, promote, recommend; Zıt anlamlılar: oppose, contest

Latince 'yardıma çağırmak' anlamına gelen 'advocare' kelimesinden, 'ad-' (yönelme) + 'vocare' (çağırmak).

Bir şeyi 'advocate' etmek, bir şeye destek 'çağırmak' için 'sesinizi' (voc) kullanmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.