noun

consequence

sonuç, netice, önem

Every action has a consequence.

Her eylemin bir sonucu vardır.

He must face the consequences of his actions.

Eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda.

This is a matter of great consequence.

Bu çok önemli bir mesele.

((of sth.))'nın sonucu Seçiminin sonucu belliydi.

sonuçlarıyla yüzleşmek Şimdi sonuçlarıyla yüzleşmelisin.

önemli bir mesele Önemli bir mesele değildi.

Eş anlamlılar: result (sonuç), outcome (netice), effect (etki); importance (önem), significance (ehemmiyet)

Latince 'con-' (ile) + 'sequi' (takip etmek) kelimelerinden gelir. Bir eylemi 'takip eden' şey.

Bir olaylar 'sequence'ını (dizisini) düşünün. 'Consequence' (sonuç), bir eylemden sonra dizide gelen şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.