adjective

considerable

önemli, hatırı sayılır, kayda değer

The project required a considerable amount of time.

Proje önemli miktarda zaman gerektirdi.

He is a writer of considerable talent.

O, hatırı sayılır bir yeteneğe sahip bir yazardır.

a considerable ((noun)) önemli bir (isim) The project required a considerable amount of time.

Eş anlamlılar: substantial, significant, large; Zıt anlamlılar: insignificant, small

'consider' (düşünmek) fiili + '-able' (yapılabilir). Büyüklüğü veya önemi nedeniyle 'dikkate alınmaya değer' olan şey.

Bir şey 'considerable' (önemli) ise, büyük veya önemli olduğu için onu 'consider' (düşünmeniz) gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.