noun

consideration

düşünce, değerlendirme, dikkate alma, saygı

After careful consideration, we chose this plan.

Dikkatli bir değerlendirmeden sonra bu planı seçtik.

Safety is a major consideration in our design.

Tasarımımızda güvenlik önemli bir husustur.

He showed great consideration for his colleagues.

Meslektaşlarına büyük saygı gösterdi.

The work was done for a small consideration.

İş, küçük bir bedel karşılığında yapıldı.

take ((sth.)) into consideration (bir şeyi) dikkate almak We must take her feelings into consideration.

out of consideration for ((sb.)) (birine) saygıdan dolayı He did it out of consideration for his family.

for a consideration bir bedel karşılığında He agreed to help for a small consideration.

Eş anlamlılar: thought, deliberation, factor, thoughtfulness

'to consider' fiilinin isim hali. Etimoloji için 'considerate' kelimesine bakın.

Bunu 'düşünme eylemi' (sayılamayan) veya 'dikkate alınacak bir şey' (sayılabilen) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.