constant
Çeviri
sürekli, sabit, daimi, değişmez
Örnekler
The machine makes a constant humming noise.
Makine sürekli bir vızıldama sesi çıkarıyor.
He remained a constant friend.
O, sadık bir dost olarak kaldı.
The speed of light is a physical constant.
Işık hızı fiziksel bir sabittir.
Dilbilgisi Kalıpları
((constant)) + ((isim)) sürekli Bebek sürekli ilgiye ihtiyaç duyar.
((bir şeyde sabit olmak)) bir şeyde sadık olmak Desteğinde sabitti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: steady, continuous, perpetual; Zıt anlamlılar: variable, intermittent
Etimoloji
Latince 'constare'den (sağlam durmak), 'con-' (birlikte) + 'stare' (durmak).
Hafıza İpuçları
'Con-' (ile) + 'stant' (durmak) -> seninle birlikte duran, asla değişmeyen.