noun

constituency

seçim bölgesi, seçmenler, destekçi kitlesi

The politician visited her constituency.

Siyasetçi kendi seçim bölgesini ziyaret etti.

The new policy angered a large constituency.

Yeni politika geniş bir seçmen kitlesini kızdırdı.

((birinin seçim bölgesi)) (biri) tarafından temsil edilen seçmenler veya bölge Senatör kırsal bir seçim bölgesini temsil ediyor.

Eş anlamlılar: seçmenler, oy verenler, bölge

'Constituent' (seçmen, bileşen) kelimesinden, Latince 'constituere' (kurmak, oluşturmak) kelimesinden gelir, 'con-' (birlikte) + 'statuere' (koymak, yerleştirmek).

Bir 'constituency', bir seçim bölgesini 'oluşturan' (constitute) insan grubudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.